$2.99

20 Haziran 2007 Çarşamba

Kilometrelerce uzunluktaki bu taşlı berbat yolun neredeyse tamamını yürüdüm. Eğer kutsal kitaplar doğru olsaydı; şu an dünya çoktan havaya uçmuş olurdu.

Burası kendimi iyi hissetmemi sağlamıyor, bunu baştan söyleyeyim. Daha renkli bir yerde olmalıydım oysa; buradaysa saatlerdir hareket eden birşey gördüğümü hayal ederek yürüyorum.

İnsan aklı, bazı şeyleri sonuna kadar götüremiyor işte. Hem bilirsiniz; kaybeden bir eliniz varsa asla oyun kazanamazsınız.

Az önce yanımdan ters yöne doğru ilerleyen kadın da buna benzer birşey söyledi; beyaz teni ve suikastçi gözleriyle iyi giyinmesine rağmen tren bekleyen bir trafik levhasına benzemeye devam eden bana şöyle bir bakıp;

"Dünyadaki tüm küçük gerçekler tek bir büyük yalanın üzerinde oturur"

dedi.

Farklı bir şey mi söylemiş yani ?

Hiç sanmıyorum.

7 yorum:

mormenekshe dedi ki...

hangimiz deli ki birimiz gerçekleri söylesin!

Arifoglu dedi ki...

hangimiz akıllı ki, yalan söyleyebiliyor hayata ? Hangimiz durup nefes almaktan korkmadı şu bozuk yolun kenarında ?

Çek altındaki gerçeği, bırak devrilsin yalanların kulesi; korkma, ben arkandayım!

mormenekshe dedi ki...

yalandan kuleyi yıkacaksam eğer, arkamda değil yanımda olmalısın.

arifoglu dedi ki...

ayaklarimizin altinda camur gibi akıp dokulen, topraga karisan kalintilar neye ait sence ?

kaldir basini, ve bak etrafina, yalan kalmamis ki burada.

mormenekshe dedi ki...

kaldır başını ve bak etrafına..yalandan kule çoktan yıkılmış..ay ışığında yıkanmış..kalıntılar da birer birer akıp gidecekler sessizce..

arifoglu dedi ki...

ay isigi, ruhlar-i yikayan.

ruhlar-imizi yikayan.

kalintilar, akıp gidiyorlar, yakamoz bir melekle bir deniz kızının gülümsemesini aydınlatırken.

sonsuza kadar.

missechoes dedi ki...

sonsuza dek..