$2.99

1 Kasım 2006 Çarşamba

Ah Derek Sherinian Ah !


Hehe, Derek'i tanidiginizi varsayiyorum, kendisi Dream Theater'in Kevin Moore'un yerine gruba dahil olmak gibi bir talihsizlik yasamis eski klavyecisi. Gorevini zorla Jordan Rudess'a devretmeden once Change of Seasons, Falling into Infinitiy ve Once in a Livetime albumlerinde calmisti.

O zamanlar, Dream Theater'in muzikal gelisiminin ortalarinda olmamizin verdigi sevkle Moore'un gruba katabildiklerini kaybetmenin sokundan henuz kurtulamamistik, bir daha asla Space Dye West gibi bir sarki, Take The Time gibi bir duzenleme dinleyebilecegimize ihtimal vermiyorduk. Ve acik konusmak gerekirse, Moore'dan sonra Beethoven gokten inip grupta klavye calsa yine begenmeyecektik.

Sherinian'i da begenmedik tabii. O ne kaknem herifti oyle, klavye filan da calamiyordu zaten, soz olarak da, beste olarak da gruba bir katki yapamadigi gibi sahnede gunes gozlukleriyle Rockstar gibi dolasarak hepimizi ayar ediyor; Dream Theater'in Rockstarliktan son derece uzak imajini zedeliyordu. Jordan Rudess geldi, hem grup klavyeci gordu, hem de biz rahat ettik..

Oyle mi acaba ? Halt etmis olabilir miyiz ?

Aradan gecen zaman hem bizi biraz sakinlestirdikce, hem de grubun muzigi yerine oturdukca simdi daha iyi anliyoruz ki; Sherinian oldukca iyi bir muzisyen. Hem kompozitor olarak , hem de performans sergileme olarak ust duzeyde yeteneklere sahip. Falling into Infinity'nin o kapagi gibi masmavi soundunda, Change of Seasons'un hircin sakinliginde buyuk payi varmis, Once in a Livetime'da Ytse Jam'in ve Lines in the Sand'in basindaki sololariyla zaten sevmeyenlerin de biraz takdirini kazanabilmisti. O zamanlar biz "Eskiden de yaptigi gibi gitsin Alice Cooper'la calsin; ancak orada calabilir zaten" diyen arkadaslar hala var, goruyorum. Eminim bu arkadaslarin cogu ne Planet X projesini, ne de Sherinian'in solo albumlerini dinlememisler.

Planet X; kisaca bahsetmek gerekirse Derek Sherinian'in yanina Tony Macalpine gibi bir hayvani ve dunyanin sayili progressive davulcularindan biri olan Virgil Donati'yi alarak alemleri boydan boya yardirdigi bir proje. Simdilik biri Live olmak uzere iki albumleri var, ve bunlardan son cikan "Universe" bana her dinledigimde yeni bir tad veriyor. Vokalsiz muzik yapmanin uzerine; bir de yaptiginiz muzigin fazlasiyla kompleks olmasini ekleyin; sonuc cogunlukla anlasilamamak ve kenara itilmek oluyor. Ben de boyle yapmistim bir sure, simdi cok pismanim.

Solo albumleriyse ayri bir senlik, bir fener alayi havasinda gecmekte; mesela Black Utopia diye 2003 cikisli bir album var ki ; Zakk Wylde'dan Billy Sheenan'a, Malmsteen denilen gitar masturbatoru de dahil olmak uzere bir suru konukla alip basini gidiyor. Dinlemeyenler cikacaktir, progresssive fanlari tarafindan acilen dinlenmesini ve Liquid Tension albumlerinin yaninda guzel bir yere konulmasini oneriyorum.

Ah Derek Ah, hersey o gunes gozluklerinin yuzunden oldu bence...

Ha, bu da eski gunlerden guzel bir ani; "Nightmare Cinema" Derek'li gunlerin Dream Theater konserlerinde ortaya cikan bir grup, klavyede John Myung, Basta Mike Portnoy, Gitarda Derek Sherinian ve davulda buyuk bir beceriksizlikle John Petrucci var. Perfect Strangers caliyorlar, daha dogrusu grup calarken Petrucci onlarin arkasindan kosturarak geliyor :)

2 yorum:

AstraL dedi ki...

Gerçekten yaptıgın yoruma katılıyorum ama ülkemizde ne yazık ki muzisyenlik farklı algılanıyor .Derek bence gerçekten çok iyi bir muzisyen , tarzı farklı dinledigimiz bildigimiz klavyecilerden çok farklı sadece dream theater da çalması mi acaba çevremizdeki bir çok kişi derek'e karşı farklı bir bakış acısı getirdi.Derek tam bir progr. klavyeci gerek yaratmış oldugu klavye tonları tamammen üzerinde detaylı çalışılmış zaman harcanmış bir gerçek , bizim ülkemizde bir kıyaslamadır gidiyor o çok iyi digeri berbat gibi ama kimse muzik kalitesi konuşmuyor gruba ne verdi neler kattı gibi ;

Kendi şahsi fikrim 1997 den beri Bateri çalıyorum son 3 yıldır piano çalmaya başladım parçaların harmonic yapılarını inceleme şansım oldu , Derek çok iyi bir klavyeci tamamen piyasının içinde pişmiş her gruba uyum saglayabilecek yetekte bir muzik adamı ...

Gelelim Kevin Moore'a iyi bir muzisyen Dream theater'ın yaptıgı muzigi bir türlü içinde barındıramayan bir karakter iyi şeyler yaptı ama orda kaldı şuanda tamamen elektronige sarmış durumda yarattıgı compzisyonlar ortada 'vasatın üstünde bile degil' sönük.

Jordan Rudess bu adam hakkında konuşmak yanlış olur tamamen klasikal bir pianist adama ver rachmaninoff çalsın yapamıyacagı şey yok ama duru isteksiz , umarım Dream Theater Jordan Rudess'i elinde tutabilir , umarım jordan sıkılıp ayrılmaz....

Konu Derek Sherinian'dı kendisi çok kalite işlere imza atıcaga benzer çünkü rock yapmayı seviyor çünkü o hep rock yaptı çok eskilerden beri.....

albümleri çok iyi attıgı sololara gelince gitarist ve klavyeci arkadaşlar bilir dogu gamlarını ve mödülasyonlaraının zorlugunu ....

Arifoglu dedi ki...

selam;

yorum için teşekkürler öncelikle.

Evet, söylediklerine katılıyorum, günlerdir Lines in the Sand ve Just Let me Breathe dinliyorum, adamın müzisyenliğine bir kat daha saygı duydum. Mesela Train of Thought'da böyle bir estetik zevk alamamıştım ben klavyeden.

Rudess çok önemli bir müzisyen, o ayrı. Onun açısından da yeni albümle birlikte çok ümitliyim, DT'nin yeni müzikal yelpazesinde çok güzel bir yere oturacakmış gibi geliyor.