$2.99

14 Ekim 2006 Cumartesi

Kemal Kerinçsiz : One For the Money, Two For the Show !



Hehe, ben bu adama bayiliyorum arkadaslar. NTVMSNBC.Com'dan alintiliyoruz, resmi de oradan aparttim arkadasin tarzini yuzde yuz yansitan daha iyi bir resminin olabilecegini sanmiyorum;

"Davayı hangi gerekçeyle ve hangi mahkemede açmayı düşünüyorsunuz?

Bunun temal altyapısını henüz oluşturmadık. İsveç mevzuatı bu konuda çok önem taşıyor. Ödülün verildiği kurum İsveç Akademisi olduğu için mutlaka İsveç yasalarına göre açacağız. Muhtemelen sözkonusu akademik kurulun uyguladığı bir mevzuat var. O mevzuat, özel de olsa, geleneksel de olsa ödülün o mevzuat içerisinde objektif, genel ve eşitlik kurallarına uygun olarak verilmesi lazım. Tamamen bilimsel, akademik ve sanatsal değerlerin özümsenerek eserlerin tespit edilmesi lazım. Asla siyasallaşmaması ve siyasi kriterlerden uzak kalması lazım. Burada biz şu kanaatteyiz: Orhan Pamuk’a verilen ödül tamamen siyasallaştırılmıştır. Ermeni diasporasının gayretleriyle verilmiştir. Saat yarım sularında bir yandan Fransız Meclisi’nden çıkan karar hemen akabinde Orhan Pamuk’a aynı konuda, onun yapmış olduğu sözde Ermeni soykırım açıklamaları konusunda ödülün verilmiş olması aslında bu ödülün genellikle objektiflikten, bilimsellikten, edebilikten, sanatsal özelliklerin korunmasından çok daha uzak doğrudan doğruya belli bir çevrenin baskısıyla, himayesiyle verildiğinin göstergesidir."

Olaylari kicindan anlamak konusunda gosterdigi bu ustun basaridan dolayi asil sayin Kerincsiz'e Nobel Fizik Odulu verilmesi lazim, armudun nasil dibine dustugunun canli ispati olmasi yeter de artar bile.

Bu ulkenin milliyetcisinin karikaturize edilmis hali budur iste, biraz abartilmis, kenar cizgilerinin uzerinden gecilmis hali. İsveç Akademisi'ni, İsveç Akademisi'nin verdigi bir odulde İsveç Akademisi'nin henuz oldugundan bile emin olmadigi mevzuatini aykiri davrandigini dusundugu icin dava edecekmis bu arkadas. Yani;

1. Olayin genel cercevesinden haberdar degil. Bu lafi Nobel/Fransiz Meclis Karari olaylarinin hemen arifesinde dile getirecek kadar populizmin temellerinden haberdar, ama henuz emin olmadigi bir sucun islendigine dair dava acmaya kalkisacak kadar hukukun temellerinden habersiz.

Devam ediyoruz;

"Orhan Pamuk’un kitaplarını okudunuz mu?

Okudum, okudum.

Hangi kitaplarını okudunuz? Edebi olarak nasıl eleştirdiğinizi öğrenebilir miyiz?

Kar romanını okudum. Bir iki eserine de başladım ama emin olun 50-55 sayfadan sonra götüremedim. Zamanımın boşa harcandığı kanaatiyle uzak kaldım ama Kar romanını başından sonuna kadar okudum. Onu da edebi değeri son derece düşük, ikinci-üçüncü sınıf romancıların yazabileceği kitap olarak görüyorum."

2. Edebiyat bilgisinden yoksun. Estetik duygu yok, elestiri kabiliyeti ve kulturu yok, sadece ve sadece basladigi bir romani 50-55 sayfa okuyabilecek basirete ve sabira sahip. Sondaki ikisi, bastaki ikisinin yerini katiyen tutmuyor; hatirlatirim.

Devam;

"İsveç’e ne zaman gidiyorsunuz?

Yasal mevzuatı toplayacağız. İsveç’te açabileceğimiz davanın genel ilkelerini koyacağız. Nobel Ödülü’nü hangi mevzuata uygun olarak verildiğini tespit edeceğiz. Ondan sonra davayı açacağız. Emin olun ödülü şaibeli hale getireceğiz. Çünkü Orhan Pamuk da bizim gözümüzde şaibeli, ödül de şaibeli. Biz ödüle şu gözle bakıyoruz: Türk milletinin değerlerine hakaret etmenin bir bedeli ve diyeti var."

3. Bravo koc yigidime. Amac odulun saibeli oldugunun konusulmasi, peki odulu dunya kamuoyu nezdinde saibeli hale getirecek olanlar kimler ? Turkiye'nin 301. maddeden dolayi dunya capinda sorgulanan bir ulke haline geldigini insanlarin gozune anlamsiz davalar acarak savunan bir avukat. Peki bu kisi odulu nasil saibeli hale getiriyor? Turklerin anlamsiz davalar acmaktan baska haklarini savunabilecekleri doneler one suremeyeceklerini ispatlayarak. Biz, hakli oldugumu Sozde Ermeni Soykirimi iddialarinda da bu tarz hareketler sonucunda bu kadar geriye dusmustuk.

Hamasi hareketler, ve Turke Turkun propagandasini yapmak sadece Edirne'ye kadar isinize yarar sayin Kerincsiz; bunu sizin degerli buyukleriniz zaten biliyor olmali, umarim hareket etmeden once Sayin Bahceli ve Sayin Demirel gibi Siyaset Cemberinde sizden kat ve kat fazla pismis buyuklerinizden feyz aliyorsunuzdur.

Kendisi bundan yillar once oturdugum ilcede "Milli Hislere sahip bir Parti" kanadindan belediye baskan adayi olmuslardi, secilmemis olmalarina her gecen gun daha cok seviniyorum. Duvarlara asilan afislerinden o zaman cok korkardim, simdi bir tane bulsam atlattigimiz o gunlerin anisina duvarima asmayi planliyorum.

PS: Lutfen kendisi ve kendisi gibi dusunenler, sayet yollari bir gun buralara duser de ruhuma bir kufurname okumak icin birkac dakikalik sovgu durusunda bulunurlarsa, konuyu netlestirmek icin asagidaki SOAD yazisini da okusunlar.

Begenmezlerse altlarda bir yerlerde Cemal Sureya'nin bir siiri var, gozlerinin dibine yerlesmis estetik carpikligi duzeltir mi bilmem ama, sanirim iddianamelerden daha degerli metinler okumalarinin zamani geldi.

2 yorum:

gaykedi dedi ki...

Orhan Pamuk ve Bir milyon Ermeni !

Ermeni meselesi kadar kafamı karıştıran, kırk kafadan kırk ses çıkan nadir konu vardır herhalde...Devletin Miliyetçi korosu ve resmi görüşü beni hiç ilgilendirmiyor, çünlü bu dangalaklar bu ülkede kürt olmadığını da iddia etmişlerdi düne kadar...ve gördük çok acı bir şekilde çıktı ortaya milyonlarca kürt olduğu..halen sünni imparatorluk diyanet sistemiyle alevi yurttaşlarımızı aptal yerine koymuyor muyuz laik devlet olduğumuzu iddia ede ede..

Ermeni meselesinde aklımda bir atasözü geliyor, ateş olmayan yerden duman çıkar mı...bu duman nerden geliyor....Soykırımın tanımı Yahudi soykırımından sonra yapıldı, ermeniler bu tarihe kadar sadece büyük kıyım diyorlardı başlarına gelenlere...ve sağduyusuna güvendiğim Murat Belge olayın bugün yapılırsa soykırım sayılacağını söylüyor, peki o zaman neydi ?

http://www.gaykedi.blogspot.com/

Arifoglu dedi ki...

Selam,

Blog sayfanda yazilanlar dogru, bu konu tam olarak bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak icin son derece tehlikeli gorunuyor.

Bu konuda güvenebilecegimiz saglam kaynaklar nelerdir, bence ilk olarak bunu uzerine dusunmeliyiz. Neticede, tarih bugüne kadar hep kazananlar tarafindan yazilmistir.

Guvenilir sayilan Osmanli arsivleri bunun bir soykirim degil, maksadini asan bir tehcir hareketi oldugundan bahsediyor. Zaten soykirim sozcugu, anlam itibariyle Ermeni'lerin 1918'de basina gelenlerden daha farkli bir olayi isaret ediyor, gozden kacirdigimiz noktalardan biri de bu.